10 Kasım 2009 Salı

Oyun Başlasın



Cem gelmedi ve ben ağladım. Kendime vermiş olduğum sözü tutmayı beceremedim. Kazadan sonra çok duygusal bir kadın olup çıktım. Ben bir erkeğin peşinden ağlayacak kadın değildim, ama artık o hep aşağıladığım kadınlardan biri oldum.

Bizim Nermin bile "annelik duygularını"da yanına alarak yanı başımda benimle birlikte ağladı. Ona ne oluyorsa? Kesin eski sevgililerini falan hatırladı da ağladı,yoksa benim için ağlayacağını sanmıyorum. Benim için ağlayacağına hayatına soktuğu erkeklere dikkat etseydi daha makbule geçerdi.

Kızlardan bir kaçı ziyaretime geldi ama en çok Şule gelip gidiyor. Hakikaten de insanın iyi gün dostu böyle zamanlarda belli oluyor. Onunla laflamak her zaman harikaydı ama nedense bugünlerde konuşmaya hevesli değilim. Durumumu anlıyor olsa gerek ki kızcağız şebeklikler yapıp duruyor. Diyemiyorum ki: kızım bok gibi oluyorsun,kendin ol diye... İçimde patlamaya devam ediyor tüm diyemediklerim.

Dün akşam boş boş pineklerken aklıma parlak bir fikir geldi. Madem bu aralar oda hapsindeyim, bu süreci verimli bir şekilde değerlendirebilirim. Aklımda hep bir şeyler yazmak vardı ve sanırım bundan iyi bir fırsat olamaz. Hatta düşündüm de kendi hayatım bile yazılmaya değer gibi. Biraz kurguyla eğlenceli bir kitap çıkabilir sanırım. Başlangıç noktası da: "kaza olmasaydı hayatım nasıl devam ederdi?" sorusu olacak. Hazır Cem şerefsizi de beni terk etti, kitabımda kendime bir sürü yeni sevgili yaratacağım ,kendime aşık ettirip, şu beyaz atlı prensi bulana kadar kurbağalarla ateşli bir şekilde sevişmeye devam edebilirim. Böylece bu süreci baya eğlenceli geçireceğim. Şule'ye bunu analtınca eminim çok eğlenecek, vay be etrafımda var olmaya devam edenler çok şanslı olacaklar: sayemde ölümsüzleşecekler. Cem piçi ise sonsuzluğa doğru yol aldı bile...

Onun için ağladığımı mı söylemiştim? Hahahah yalan bu yalan, onun zavallılığına üzüldüğüm için ağladım. Ama onu da ben kurtaracak değilim, pislik olarak yaşamaya mahkum.

Her neyse çok heyecanlıyım ve vakit harcamak yerine kolları sıvasam harika olacak.Bizim Nerminle'de azıcık uğraşırım kitabımda.

Kitap benim değil mi?

Hayatımı yönetemiyorsam madem kitabımı yönetirim.

Oyun başlasın.

9 Kasım 2009 Pazartesi

Gelmedi...

Hayatımın yeterince zor olduğu bu dönemde bana destek olan bir Cem var. Veya var dı mı demem gerekir acaba? En son geleceğini söylemiştim ve onun beni az da olsa güzel görebilmesi için çok uğraştım. Kaza geçirip, ölümden dönen bir insan ne kadar güzel olabilir bilemiyorum ama yine de çabaladım.
Saat 20:00'de geleceğini söylemişti ama saat 24:00'e kadar onu bekledim ve Cem ortalıkta yoktu. Cep telefonunda kırk tane mesaj vardır kesin, ve o lanet telefon hala kapalı. Anneme bakarsanız önemli bir işi olmasaydı mutlaka gelirdi ama ben korkmaya başladım. Hastaneden çıktığımdan beri daha hiç ziyaretime gelmedi ve iki-üç günde bir ancak konuştuk. Bu konuşmalar da sevgililikten uzak, soğuk ve duygusuzdu. Beni terk etmek isterse onu yargılayamam ama her şeyin bir kazayla bitmesi acımasızlık olurdu. Ben değil de kazayı geçiren o olsayı onu asla terk etmezdim, tam tersi daha çok ona bağlanırdım varlığımı ona hissettirirdim.
Mutsuzum, hem de çok, ağlamak istiyorum ama diğer yandan güçlü olmam gerek...Kazanın ardından ağlamadım Cem'e mi ağlayacağım?
Belki de bu ağlama isteğim içimde birikmiş acı ve isyanın dışa vurumudur?
Ben değil miydim her zaman hayatla dalga geçen kız? Hayattaysam halen eğer, o zaman onu ben yendim demektir. Ağlamak yok Peri...
Ağlamak yok..

Yeni Bir Yol

Yeniden evimde, odamdayım...
Annemin ilgisi bazen yorsa da, yanımda olması benim için büyük bir şans. Kazadan önce ne kadar kötü anlaşıyorduk halbuki... Şu anki halimizi gören kimse aslında birbirimizden nefret ettiğimize inanamaz. O da haklı aslında; hayatında geri de kalan bir ben varım ve beni de kaybediyordu neredeyse...
Çok şeyi kabullenmiş gibiyim ama geceleri yalnız kaldığımda ölesiye korkuyorum gelecekten. Yepyeni bir yola çıktım ama yürümeye hazır mıyım bilemiyorum...
Halen isyan ediyorum tüm yaşanılanlara. "Neden ben?"
Neyse ki tüm sevdiklerim yanımda, neyse ki yaşama tutunacak kadar güçlüyüm.
Cem gelecek ve kalkıp hazırlanmam gerek. Beni en güzel halimle görmesi lazım, ne kadar güzel olabileceksem artık. Ne kadar şanslıyım ki harika bir sevgilim var.
Burda oturup biraz daha yazmak isterdim ancak tembel bir kadın gibi pineklemek yerine, süslenmeyi tercih ediyorum.
Acaba hangi ayakkabımı giysem:)